Musa Yazlık Kimdir?

Ben kimim? Öncelikle kendimi tanıtayım. İsmim Musa Yazlık. 24 yaşındayım. Erciyes üniversitesi 2 yıllık bilgisayar programcılığı mezunuyum. Şu anda 4 yıllık olan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik-Bilgisayar bilimleri ve Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri olmak çift üniversite okuyarak eğitim hayatıma devam etmekteyim. Şimdi ise neden web yazılıma yöneldim onu anlatayım.

Yazılıma ilgi duymam Bilgisayar programcılığı okurken başladı. Daha çok donanım ile ilgilenmek istiyordum ama nedense yazılım alanı bana daha kolay geldi. Belki de yazılım alanının maddi giderinin donanıma göre neredeyse hiç olmamasından seçmişimdir.😁 Neyse iki yıllık eğitim hayatımın ilk yılında wordpress site yapımı ile ilgilendim. Çünkü amacım web site yaptıktan sonra blog yazıları paylaşıp adsense üzerinden para kazanmaktı. Tabi sonu hüsran oldu. Çünkü hiç yatırım yapmadım.

Domain ücretsiz, hosting ücretsiz hatta temayı bile ücretsiz bulmuştum.😂 Bu bir yıl içerisinde 4-5 kez hatta daha fazla site kurulumu yaptım. Kurduğum sitelerin ömrü en fazla 3 ay sürdü. Ne kadar emek versem de kurduğum siteler ayakta duramadım. Siteye 20 kişi girince kapanması mı dersiniz , Adsense den ban yemek mi dersiniz hatta sitenin hacklemesi mi dersiniz bir çok sorun yaşadım. En son üzerinde 3 ay uğraştığım site hacklenince Web sitesi ile para kazanma hayallerim orada son buldu.

Ama bu bir yıl içerisinde çok şey öğrendim.  Mesele seo nedir?, WordPress sitesi nasıl yapılır? onu öğrendim. Bazı içeriklerimi en çok aranan kelimede google da ilk sıralara çıkardım. Web site kurulumu ile ilgili birçok şeyi öğrendim. Hatta bazen temaların dosyalarının içine girerek kodlamalarda değişiklikler yaptım. İşte yazılıma ilgim burada başladı. Sitelerim için kullandığım temalar ücretsiz olunca içerisinde neredeyse hiçbir özellik olmuyordu ve tema kalitesi de istediğiniz gibi olmuyordu.

Temaların üzerinde uğraşarak ilgim web yazılıma gitgide artmaya başlamıştı. Son sitem hacklenince 2017’nin haziran ayının sonuna doğru web yazılım öğrenme adımının ilk adımını atmış oldum. O zamanlar web yazılım alanında türkçe kaynak günümüzdeki kadar yoktu veya vardı da ben bilmiyor olabilirim.😅

İlk baktığım yer youtube olmuştu. “web yazılımcı nasıl olunur? , web yazılım zor mu?, Html eğitimleri, Css eğitimleri, Php eğitimleri,” vs. yazarak birçok arama yaptım youtube da. Öyle bir youtube kanalı karşıma geldi ki yazılım öğrenme aşkım iki kart arttırdığını söyleyebilirim.

Youtube a Emrah Yüksel yazarsanız karşınıza çıkacaktır. Güzel bir yazılım eğitmenidir. Php programlama dilini öyle güzel anlatıyordu ki bilgisayarın başından kalkasım gelmiyordum. Günde 10-12 saat php programlam dilini öğrenmek için harcıyordum. Ciddi bir şekilde hiçte yorulduğumu hissetmiyordum.

Bilgisayar programcılığında gördüğüm c# eğitiminden kaynaklı php yi öğrenmem çokta zor olmadı. Php için temel atmam 1.5-2 ayımı falan aldı diyebilirim. Neyse web yazılım alanına baktığımızda iki parçaya ayrılıyor. Front-end(Önyüz) ve Back end(Arkayüz) olarak ikiye ayrılıyor. Ben bunu php eğitimine başladıktan 2 ay sonra öğrendim. Web yazılımı öğrenme skalası normalde html,css,javascript,mysql ve php olarak gidiyor.

Ama ben direk php ile başlayarak sondan başlamışım.😂 Tabi eğitmen html ve css kodlarına da değiniyordu ama php yi bırakıp html ve css e geçince hiçbir şey bilmiyormuşum dedim. O ara php yi bırakarak yani back-end alanını bırakarak front-end alanına yöneldim çünkü o web sayfasının tasarlamak daha çok hoşuma gidiyordu. Ha hâlâ veriler ile top oynamak hoşuma gitmiyor da değil.🤣

2017 Eylül ayından 2018 Temmuz ayına kadar ara ara html css ve javascript öğrenmeye çalıştım ama bilgisayar programcılığı 2. yılında dersler daha da ağırlaştı. Bunun yanında dgs(dikey geçiş sınavı) ile bilgisayar mühendisliği bölümüne geçiş yapmak içinde çalışıyordum. Bunların üstüne bir de bilgisayar programcılığı bitirme projesi vardı.

Bitirme projesi olarak ta bir blog scriptti hazırlamıştım. Yazılım hayatımda hazırladığım ilk gerçek projem o oldu. Ama sunucuda çalışmıyordu.😂 Sınav hazırlığından projenin üstüne pekte durmak ta  istemiyordum ki durmadım da. Buna ek olarak mezuniyet için staj yeri bulmak ile de çok uğraştım çünkü alanım web yazılım idi bu alanda kayseri de pek firma yok idi zaten olsa da bir çoğu iki yıllık bölümlerde okuyan öğrencileri stajer olarak almıyordu. Bir tanıdığın yardımı ile stajı bir şekilde yaptım.

Sınava gelirsek sonucu ile Hakkarı Çukurova(!) üniversitesine bile yerleşemiyordum.😭 Yani sonuç o kadar kötü idi. Kısacası mezuna kalmış idim. Önüme iki seçenek sunuldu ya askere gidecek idim ya da sınava tekrar hazırlanacaktım. Tabi sınava tekrar hazırlamayı seçtim. Ama bu hazırlanma aşamasında sadece sınava hazırlandım. Yani web yazılım öğrenmeyi tamamen bırakmıştım.

2018 temmuz ayından 2019 temmuz ayına kadar sınava hazırlandım Ek olarak dgs ile yine kazanamaz isem diye Tyt-Ayt sınavına da başvurdum. Ama Tyt-Ayt ye pek çalıştığım söylenemez. Neyse 2019 da dikey geçiş sınavına tekrar girdim. Bu sefer sınavı nasıl kolay sorduysalar normalde 30 matematik neti ile normalde 280 puan gelmesi gerekir iken 265 puan geldi. Bu puan ile de Bilgisayar mühendisliği kazanmam zor idi.

Tyt-Ayt ile de 180 barajını anca geçmiştim. Bende alternatif bölümlere baktım. Bilgisayar öğretmenliği, Matematik-bilgisayar,istatistik ve bilgisayar bilimler, vs. Ama yine de puanları düşmesi durumuna bağlı olarak bütün devlet üniversitesi bilgisayar mühendisliklerini tercih ettim.

Tercih sonucu olarak Dgs ile 1 puanla Erzurum Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliğin kaçırarak( ya sadece 1 puan ya. 1 soru az yanlış yapasam veya 1 soru doğru yapsam bu bölüme yerleşecektim. 1 puanla kaçırdım. Kadere bak. Ama kazandığım bölümden den memnunum şu anda. Daha çok bulunduğu ilden.😄) Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik-Bilgisayar bölümüne, Tyt-Ayt sınavını da değerlendirerek onunla da Anadolu üniversitesi Açık öğretim Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri bölümüne yerleştim. Çift üniversite zor olacak ama bir şekilde okuyabileceğimi düşündüm. Neyse ilk kez kendi şehrim dışında yaşayacaktım. Şehir’e ilk gittiğimde şehre alışmam iki ayımı aldı. Üniversitede ilk bir ay işkence gibiydi.

Kimseyi tanımıyorsun. Yalnız başınasın. Bir de dgs ile üniversitelere yerleşenlerin işlemleri Tyt-Ayt ile yerleşenlere göre 2 hatta 3 hafta geç yapılıyor. Bölümlerde ders başlamışken sen 3 hafta derslere geç başlıyorsun. Aradaki konulara kendin çalışman gerek daha birçok dert. 2018 yılında çok daha geç yerleştirme oldu. O zamanda yerleşenler daha nefes almadan vizelere girdiler.

Durumlar öyleydi maalesef. Yök ün dgs ile üniversitelere yerleşenlere yaptığı bir ayrımcılığı işte. Üniversite ortamına alışmadan sonra amacım olan web yazılım ile tasarım öğrenmeye yeniden başladım. Ama arada gecen 1.5 yılda öğrendiğim bir çok şeyi unutmuşum. Neredeyse sıfırdan başladım diyebilirim. Ama html ve css bilgim kafama iyi yerleşmiş ki onları unutmamışım.😁
 
Buradan sonra üniversitedeki dönemlerimi anlatmak istiyorum sıkılmazsınız umarım. Bölüme gelen öğrencilerin bir çoğu Anadolu lisesi mezunu yani hepsinin lisedeki matematik bilgisi sağlam diye düşünmüştüm ileride değişiyor bu durum oraya da geleceğim. Herkesin içinde ezileceğimi birçok dersten de kalacağımı düşünüyordum çünkü okuduğum bu bölüm %70 matematik ağırlıklı ağır matematik isteyen bir bölüm. Bende ise matematik sıfır. Sıfır diyorum çünkü Temel bilgi teknoloji sınavında hocanın benden en büyük pozitif tam sayı istediği soruya sıfır yazmandan biliyorum.😂

Ne kadar düz lise mezunu olarak limit türev integral görsem de arada 2-3 sene geçmiş. Kafamda hiçbir şey kalmaması normal. Zaten matematiğim olsa idi muhtemelen bilgisayar mühendisliğini de kazanırdım ki aslında o durum bende matematik bilmemekten çok sınav stresinden kaynaklı diye düşünüyorum. Zamanım ne kadar kısıtlı olursa verimimde o kadar düşüyor. Yoksa sınavda çıkan sorular çözemeyeceğim sorulardan değil. Matematiğim sıfır demiştim ama o kadar da değil yani. 😄Neyse vize sınavları her girdiğim ders berbat geçiyordu. Ben en yüksek 50 beklediğim sınavlarda sınıftakiler 60,70,80 bekleyen çok vardı.

Öyle olunca benim psikoloji sıfıra düşüyordu. O psikoloji ile kaç kez bölümü bırakmayı düşündüğümü anlatmam. Neyse vize sınavları açıklanmaya başlayınca bana bir moral gelmeye başladı. Çünkü vizede en düşük aldığım not 30 du. 35 dersi geçme olduğundan alınan not düşükte olsa ölüm değildi. Sınıf ortalaması ise benim aldığım notun altında kalıyordu hep. Bu durum moralimi yükseltti ne yalan söyleyeyim. Bölüm zor bir bölüm bunu not ortalaması 10 olan derslerden biliyorum. 😁 Dönemin sonu geldiğinde ise matematik bilmeyen ben hiçbir dersten kalmamıştım. Matematik bilmiyor olabilirim ama  sanırım kriz yönetimim çok iyi.😂
 
İkinci dönemde ise pandemi den dolayı üniversiteler uzaktan eğitime geçti. Örgünde iken kendimi yazılım alanında pek geliştirmeye vaktim olmuyordu. Uzaktan eğitime geçildiğinde kendime ayırabileceğim bolca vaktim oldu. 5 ay gibi süreyi javascript öğrenmek ile geçirdim. Öğrenirken de not tutum o notları da kitap haline çevirdim. Ona da buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
 
Üniversitenin ilk yılın bahar döneminde de hiçbir dersten kalmadım. Uzaktan olunca da vermekte kolay oldu. Sınavlar ödev şeklinde olunca çok daha keyifli oldu benim için. Yaz okulunda 3 ders aldım. Sonradan iyi ki almışım dedim. 😁 Sebebi bende kalsın.
 
Üniversitedeki ikinci yılımın güz döneminde ise kendimi biraz daha canlı yazılım eğitimlerine ve canlı konferanslara katılmak ile geçirmek istiyordum. Ama aöf ile aldığım toplam 15 ders , aile yaşamı ve bitirme tez dersi beni bunlardan biraz alı koydu. Ama buna rağmen Kodluyoruz un laravel bootcamp ine katıldım. Temel seviyede laravel öğrendim. Yeni arkadaşlar edindim. Üniversitenin ikinci yılının güz dönemini de hiçbir dersten kalmayarak atlattım. Aynı zamanda web tasarıma da merak saldım ve figma kullanmayı öğrendim.
 
Üniversitedeki ikinci yılımın bahar döneminde ise yine 15 ders aldım. Ama bu sefer tez dersini almadım. O dersi vermeden mezun olamıyorsunuz ama zaten mezuniyetim için seneye yaz okulun da 3 ders alsam ve versem bile 2 dersim kalıyor idi. Bu yüzden tez dersini seneye bıraktım.
 
Son dokunuşlara gelir isem şimdi kendime web yazılımın front end tarafında uzman olmak amaçlı geliştiriyorum. Javascript ve Javascript kütüphanesi olan React.js üzerinde kendimi geliştiriyorum. Hobi olarakta figma üzerinde tasarım yapmaya devam ediyorum. Sanırım hakkımda kısmı biraz uzun oldu. Umarım sonuna kadar sıkılmadan okumuşsunuzdur. Çünkü ben yazarken bileğim ağrıdı.😂 Neyse kısaca ben buyum. Web yazılım veya tasarım konusunda yardıma ihtiyacınız var ise iletişim sayfasından çekinmeden benim ile iletişime geçebilirsiniz. Elimden geldiğinde yardımcı olmaya çalışırım.