Bu yazı, blog düzenini göstermek için hazırlanmış örnek içeriktir.
Kişisel bir siteyi tasarlarken kolayca bir özellik listesine odaklanılabiliyor: koyu tema, animasyon, proje kartları, blog. Oysa bu parçaların varlığı, sayfanın birine ait hissettirmesini tek başına sağlamıyor.
İçerikle başlamak
Yazılar hangi konuların etrafında dönüyor? Projeler hangi sorunlara dokunuyor? Yazar nasıl bir üslupla konuşuyor? Renk ve yerleşim kararları bu sorulardan sonra daha anlamlı hale geliyor.
Bir geliştiricinin sitesinde her yere kod simgesi koymak gerekmiyor. Bir proje kararını açıkça anlatan kısa bir paragraf, uzmanlığı daha iyi gösterebiliyor.
Tek bir güçlü fikir
Her bölümü ayrı bir görsel şova çevirmek yerine, giriş alanında akılda kalan tek bir kompozisyon kurmak daha tutarlı olabilir. Sonrasında içerik nefes almalı. Yazı sayfasında odak başlık ve metne dönmeli.
Renklerin işi de burada değişiyor: Bir kategoriyi tanımlamak, eylemi görünür kılmak veya bir bölümü ayırmak. Bir renk işlev taşıdığında yalnız süs olmaktan çıkıyor.
Sonradan büyüyebilmek
İçeriğin değişeceği yerler açık olmalı. Bir yazı eklemek sayfa düzenini yeniden yazmayı gerektirmemeli. Gerçek fotoğraflar geldiğinde temsili görseller kolayca değiştirilebilmeli.
Kişisel karakter, ziyaretçinin işini zorlaştırmadan görünür olabildiğinde daha güçlüdür.
Sitenin ilk halinin son hali olması gerekmiyor. Yazılar ve çalışmalar biriktikçe tasarım da onlara alan açabilir.
Full-Stack Developer. Web, tasarım ve üretmek üzerine notlar.


Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yazan sen ol.